Duyurular
AÇLIK GREVLERİNİ İZLEME HEYETİ VAN VE PATNOS HAPİSHANELERİ AÇLIK GREVİ İZLEM RAPORU, Açlık grevi izlem raporu öhd,
11.06.2021

AÇLIK GREVLERİNİ İZLEME HEYETİ VAN VE PATNOS HAPİSHANELERİ AÇLIK GREVİ İZLEM RAPORU


A. GİRİŞ
27.11.2020 tarihinde Türkiye’deki hapishanelerde bulunan siyasi mahpuslar tecride karşı süresiz ve dönüşümlü açlık grevine başladıklarını duyurmuşlardır. Bugün itibariyle 5’er günlük süreyle dönüşümlü olarak yapılan açlık grevi 196. günündedir.
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şubesi, Van Barosu Cezaevi Komisyonu’ndan temsilcilerle oluşturulan Açlık Grevi İzleme Heyeti olarak 31.05.2021 tarihinde:
Van T Tipi Hapishanesi
Van Yüksek Güvenlikli Hapishanesi Van F Tipi Hapishanesi
Patnos L Tipi Hapishanesi'ne
ziyaretler gerçekleştirilmiştir.
Ziyaret kapsamında bu hapishanelerde açlık grevine giren mahpusların durumu, grev süreci ve idarelerin, infaz koruma memurlarının, sağlık personellerinin ve revir doktorlarının açlık grevi ile ilgili tutumları tespit edilmiş ve kamuoyu ile paylaşmak amacıyla raporlaştırılmıştır.
B. YÖNTEM
Açlık Grevi İzleme Heyeti içerisinde yer alan kurumların avukatları tarafından bölge içerisinde yer alan hapishanelere gidilmiş ve açlık grevine giren mahpuslarla Açlık Grevi İzleme Heyeti tarafından oluşturulan izlem formu çerçevesinde görüşmeler yapılmıştır. Bu kapsamda mahpuslara bulundukları hapishanede toplam kaç mahpusun açlık grevine girdiği, hapishanede grev sürecinin nasıl işlediği, açlık grevindeki taleplerinin ne olduğu, idarenin açlık grevine yaklaşımının nasıl olduğu, bu süreçte idare ile açlık grevi özelinde bir görüşme yapılıp yapılmadığı, infaz koruma memurlarının açlık grevine yaklaşımlarının nasıl olduğu, bu sebeple işkence ve kötü muameleye maruz kalan mahpus olup olmadığı, açlık grevi nedeniyle disiplin soruşturması başlatılıp başlatılmadığı, başlatıldıysa disiplin cezası verilip verilmediği, sağlık çalışanları ile revir doktorunun açlık grevine yaklaşımlarının nasıl olduğu, sağlık kontrollerinin yapılıp yapılmadığı, hapishanede daha önce uzun süreli açlık grevine giren mahpusların olup olmadığı, açlık grevi süresince mahpuslara B1 vitamini, tuz, limon, şeker su gibi takviyelerin sağlanıp sağlanmadığı, dönüşüm nedeniyle açlık grevini sonlandıran mahpuslara buna uygun diyet verilip verilmediği, açlık grevine başlarken ve bu süreçte grevi ve talepleri mektup yoluyla bildirdikleri kurumlar olup olmadığı ve idarenin bu konudaki yaklaşımının nasıl olduğuna ilişkin sorular sorulmuştur.
C.HAPİSHANELERDE AÇLIK GREVLERİNİN DURUMU
27.11.2020 tarihinde süresiz dönüşümlü açlık grevine başlayan mahpuslar tarafından başlıca talebin İmralı Ada Hapishanesinde bulunan Abdullah Öcalan’a uygulanılan tecride son verilmesi, Abdullah Öcalan’ın ailesi ve avukatları ile düzenli görüşmeler yapabilmesinin sağlanması olduğu, bununla birlikte pandemi bahane edilerek hapishanelerde daha da ağırlaştırılan tecrit uygulamalarına son verilmesi olduğu iletilmiştir.
- Van T Tipi Hapishanesi
Mahpuslarla yapılan görüşmede yaklaşık 5 mahpusun gruplar halinde 5'er günlük açlık grevine katıldığı, idarenin ve infaz koruma memurlarının açlık grevine ilişkin olağanın dışında, özel bir tutumunun olmadığı, bu süreçte idare ile açlık grevi özelinde bir görüşme yapılmadığı, açlık grevine giren mahpuslar hakkında her dönüşüm için ayrı ayrı disiplin

soruşturması başlatıldığı ve disiplin cezası verildiği, cezalara karşı itiraz edilmişse de infaz hakimlikleri ve ağır ceza mahkemeleri tarafından itirazların reddedildiği, sağlık personelinin her gün düzenli olmasa da ara ara veya talep olduğunda sağlık kontrollerini yaptığı, açlık grevine giren mahpuslara , limon, tuz, şeker gibi ihtiyaçların ise verildiği, ancak dönüşüm nedeniyle grevi bitiren mahpuslara buna uygun diyet yemeği verilmediği, bu süreçte , Meclis İnsan Hakları Komisyonuna, Van Barosu'na ve , İHD’ye mektup yazdıkları tarafımıza aktarılmıştır.
- Van F Tipi Hapishanesi
Mahpuslarla yapılan görüşmede yaklaşık 60 mahpusun 3'er kişilik gruplar halinde 5'er günlük açlık grevine katıldığı, idarenin ve infaz koruma memurlarının açlık grevine ilişkin olağanın dışında, özel bir tutumunun olmadığı, bu süreçte idare ile açlık grevi özelinde bir görüşme yapılmadığı, açlık grevine giren mahpuslar hakkında her dönüşüm için ayrı ayrı disiplin soruşturması başlatıldığı ve disiplin cezası verildiği, cezalara karşı itiraz edilmişse de infaz hakimlikleri ve ağır ceza mahkemeleri tarafından itirazların reddedildiği, sağlık kontrollerinin yapılmadığı, açlık grevine giren mahpuslara B1 vitamini verilmediği, limon, tuz, şeker gibi ihtiyaçların ise verildiği, dönüşüm nedeniyle grevi bitiren mahpuslara buna uygun diyet yemeği verilmediğini, bu süreçte Adalet Bakanlığı’na ve Van Cumhuriyet Başsavcığı'na mektup yazdıkları tarafımıza aktarılmıştır.
- Van Yüksek Güvenlikli Hapishanesi
Mahpuslarla yapılan görüşmede yaklaşık 200 mahpusun 3'er kişilik gruplar halinde 5'er günlük açlık grevine katıldığı, idarenin ve infaz koruma memurlarının açlık grevine ilişkin olağanın dışında, özel bir tutumunun olmadığı, bu süreçte idare ile açlık grevi özelinde bir görüşme yapılmadığı, açlık grevine giren mahpuslar hakkında her dönüşüm için ayrı ayrı disiplin soruşturması başlatıldığı ve disiplin cezası verildiği , sağlık kontrollerinin yapılmadığı , açlık grevine giren mahpuslara B1 vitamini verilmediği, limon, tuz, şeker gibi ihtiyaçların ise verildiği, ancak dönüşüm nedeniyle grevi bitiren mahpuslara buna uygun diyet yemeği verilmediği, bu süreçte
Adalet Bakanlığı’na dillekçeler yazıldığını ancak hiçbir şekilde dönüt alınmadığı tarafımıza aktarılmıştır.
- Patnos L Tipi Hapishanesi
Mahpuslarla yapılan görüşmede yaklaşık 90 mahpusun 2'er kişilik gruplar halinde 10'ar günlük açlık grevine katıldığı, idarenin ve infaz koruma memurlarının açlık grevine ilişkin olağanın dışında, özel bir tutumunun olmadığı, bu süreçte idare ile açlık grevi özelinde pandemi sebebiyle bir görüşme yapılmadığı, açlık grevine giren mahpuslar hakkında her dönüşüm için ayrı ayrı disiplin soruşturması başlatıldığı ve en üst hadden disiplin cezası verildiği, cezalara karşı itiraz edilmişse de infaz hakimlikleri ve ağır ceza mahkemeleri tarafından itirazların reddedildiği, sağlık kontrollerinin yapıldığı ancak yeterli olmadığı bununla beraber greve giren mahpusların infaz koruma memurları ve revir doktorları tarafından grevi bırakmalarına iliş kin telkinlerde bulunulduğu, açlık grevine giren mahpuslara B12 vitaminin verildiği ancak bazen gecikmekerin ve eksik vermelerinin yaşandığı, limon, tuz, şeker, gibi ihtiyaçların ise verildiği, ancak dönüşüm nedeniyle grevi bitiren mahpuslara buna uygun diyet yemeği verilmediği, bu süreçte Adalet Bakanlığı’na, Cumhurbaşkanlığı'na, Patnos Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Cezaevi İdaresi'ne ve CPT’ye mektup yazdıkları tarafımıza aktarılmıştır. Kamu Kurumu dışındaki dernek vakıf vb. kurumlara başvuru yaptıkları ancak başvurularının ilgili kurumlara iletilmediği de tarafımıza iletilmiştir.

E.AÇLIK GREVİNE İLİŞKİN TESPİTLERİMİZ
Yaptığımız görüşmeler sonucunda;
- Hapishanelerde genel olarak pandemi nedeniyle birçok hakkın kısıtlandığı, bununla birlikte idarelerin ve infaz koruma memurlarının açlık grevine ilişkin olağanın dışında, özel olarak olumsuz bir tutumunun olmadığı, Patnos L Tipi Hapishanesinde ise bazı infaz koruma memurlarının kişisel tavır sergilediği,
- Ziyaret edilen bütün hapishanelerde açlık grevine giren mahpuslar hakkında her dönüşüm için ayrı ayrı disiplin soruşturması başlatıldığı, şu an için en çok “bazı etkinliklere katılmaktan alıkoyma” cezası verildiği, bununla birlikte tekrar eden durumlarda cezaların “ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma”, “haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma veya kısıtlama”, şeklinde kademe kademe ağırlaştırılarak verilebileceği, cezalara karşı mahpusların yaptığı itirazların infaz hakimlikleri ve ağır ceza mahkemeleri tarafından reddedildiği, birçok hapishanede ilk turlar için verilen disiplin cezalarının kesinleşerek infazına başlandığı, diğer cezaların ise itiraz aşamasında olduğu,
- Ziyaret edilen hapishanelerden Van F Tipi Hapishanesinde ve Van Yüksek Güvenlikli Hapishanelerinde tansiyon, kilo, nabız ölçümü gibi sağlık kontrollerinin hiç yapılmadığı, Van T Tipi Hapishanesinde sağlık kontrollerinin ara ara veya greve giren mahpusların talebi üzerine yapıldığı, Patnos L Tipi Hapishanesinde mahpusların mahpusların sağlık kontrollerinin ara ara yapıldığı ancak yeterli olmadığı ,
- Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesinde verilen B12 dışında ziyaret edilen hapishanelerde idare tarafından B1 vitamini verilmediği, bütün hapishanelerde açlık
grevine uygun iaşe verildiği, ancak Patnos L Tipi Hapishanesi bunun yeterli olmadığı, ziyaret edilen hapishanelerin hiçbirinde dönüşüm nedeniyle grevi sonlandıran mahpuslara buna uygun diyet yemeği verilmediği,
- Mahpuslar tarafından başta Adalet Bakanlığı, CPT, Baro, Meclis İnsan Hakları Komisyonu,Cumhurbaşkanlığı ve Başsavcılıklar olmak üzere birçok
kurum ve kuruluşa talepleri içeren mektuplar yazıldığı, Patnos L Tipi Hapishanesinde
Kamu kurumu olmayan kurumlara gönderilen mektupların yerine ulaşmadığı, tespit edilmiştir.
F. SONUÇ
27.11.2020 tarihinde Türkiye’deki hapishanelerde başta İmralı Ada Hapishanesinde bulunan Abdullah Öcalan ve diğer 3 mahpusa uygulanılan tecrit olmak üzere pandemi bahane edilerek hapishanelerde daha da ağırlaştırılan tecrit uygulamalarına son verilmesi talebiyle başlatılan 5’er ve 10'ar günlük dönüşümlü açlık grevi bugün itibariyle 196. gününe girmiştir. Mahpusların talebi ise; Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Sözleşmeler, Anayasa ve Ceza İnfaz Kanununda güvence altına alınan temek hak ve özgürlükler doğrultusunda Abdullah Öcalan üzerindeki hukuka aykırı tecrite son verilerek Abdullah Öcalan’ın ailesi ve avukatları ile görüşmesinin sağlanması ve hapishanelerde pandemi bahane edilerek daha da ağırlaştırılan tecride son verilmesidir. Tecrit, mahpusların bedensel ve ruhsal bütünlüğünü hedef alan, uzun zamana yayılarak sonuç alınmaya çalışılan bir işkence yöntemidir. Tecrit, kime uygulanırsa uygulansın insani ve vicdani olmadığı gibi açıkça hukuka ve yasal mevzuata aykırıdır. Mahpuslar tarafından talep edilen şey uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve özgürlükler kapsamında kanunlarla güvence altına alınarak mahpuslara tanınan hakların uygulanmasıdır. 2016 yılında gerçekleştirilen darbe girişimi ile birlikte yasal kılıfı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnameleri ile kurulmaya çalışılan tecrit uygulamalarının başında mahpusların telefon hakkının, sohbet hakkının, görüş hakkının azaltılması ve engellenmesi gelmiştir. 2020 yılı itibari ile tüm dünyayı etkisi altına alan COVİD-19 Pandemisi yine en çok hapishanelerde, mahpusların zaten sınırlı olan hak ve özgürlüklerinin kısıtlanması olarak karşılık bulmuştur. Ne var ki, İmralı Ada Hapishanesi’nde

OHAL öncesi ve sonrası uygulamaları ile her zaman yasal düzenlemelerde öngörülenin çok daha ötesinde bir tecrit uygulanmaktadır. Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin 28-29 Nisan Ocak 2016 tarihlerinde İmralı Ada Hapishanesine yapmış olduğu ziyaret sonrasında 2018 yılında açıkladığı raporunun 13. Paragrafında infaz rejimindeki ayrımcı uygulamalara vurgu yapmış ve söz konusu rejimin temel olarak yanlış olduğunu, ayrımcı uygulamalar barındırdığı tespitini yaparak düzeltilmesi tavsiyelerinde bulunmuştur. Buna göre; “Daha genel olarak CPT ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış mahpuslara uygulanan, son derece katı kısıtlamalar ve diğer (müebbet hapis cezası almış) mahpuslarla temaslarını yasaklayan bir yönü olan, rejimin temel olarak yanlış olduğunu sadece İmralı Cezaevinde değil bir bütün olarak tüm cezaevi sisteminde revize edilmesi gerektiğini bir kez daha vurgulamak ister.''
Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’na İHAS çerçevesinde ulaşan tecrit konudaki başvuruların yıllara göre değerlendirmesi yapıldığında, komisyonun bu konuda giderek daha ılımlı modelleri telkin ettiği, devletlerin tecrit konusundaki tutumlarını gevşetmelerini istediği görülmektedir. Komisyon içtihatlarına göre de uzun süreli tecrit hiç bir şekilde kabul edilebilir bir durum değildir. Özellikle duyusal tecritle, tam bir sosyal tecritin birleştirilmesinin kişiliğin tahribi sonucunu doğurabileceği ve bu durumun da ne güvenlik ne de herhangi bir nedenle haklı görülebilecek bir muamele biçimi oluşturmayacağı belirtilmektedir.
Pandemiden ötürü ağır hak ihlallerinin yaşandığı, mahpusların ihtiyaç duydukları tedaviye dahi erişemediği bu dönemde açlık grevlerinin sürmesi halinde mahpusların sağlıkları üzerinde geri dönülemez nitelikte ağır sonuçlar doğuracağı ortadadır. Zira salgın sürecinde hapishanelerde artan hak ihlallerine yönelik hazırlanan raporlardan mahpusların sağlıklı gıdaya ve ihtiyaç duydukları tedaviye erişimlerinin sağlanamamasından ötürü özellikle bağışıklık sistemlerinin zayıfladığı bilinmektedir. Pandemi koşulları dolayısıyla mahpusların bağışık sisteminin düşüklüğü konusunda uyaran hekimler başlatılan açlık grevinin, daha önceki eylemlerden daha fazla risk barındırdığını belirtmiştir. Bu sebeple bizler başta açlık grevinde olanların yaşam hakkının korunması ve açlık grevinin sonlandırılması için makul ve yasal mevzuata uygun taleplerinin kabulü ile tecridin kaldırılmasına, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerinin son bulması için başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm ulusal ve uluslararası kamuoyu ve kurumları bu konuda duyarlı olmaya ve çözüm için derhal
harekete geçmeye çağırıyoruz.
AÇLIK GREVLERİNİ İZLEME HEYETİ