Duyurular
DENİZ POYRAZ DAVASI 2. DURUŞMA RAPORU, DENİZ POYRAZ,DENİZ POYRAZ DURUŞMASI ,İZMİR ÖHD,ÖHD
17.04.2022

DENİZ POYRAZ DAVASI 2. DURUŞMA RAPORU

DENİZ POYRAZ DAVASI 2. DURUŞMA RAPORU

 Mahkeme: İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya No: 2021/313 Esas

17 Haziran 2021 tarihinde, HDP İzmir İl Başkanlığı’na silahlı saldırı düzenleyerek parti çalışanı Deniz Poyraz’ı katleden sanık Onur Gencer hakkında “tasarlayarak öldürme, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme, siyasi partiler veya meslek kuruluşlarının kullanımında olan bina, tesis veya eşyalara zarar verme” suçlamalarıyla açılan davanın ikinci duruşması, 24 Ocak  2022 tarihinde saat 09:00’da İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin duruşma salonunda görüldü.

DURUŞMA ÖNCESİ

Adliye ana kapısı önünde, 2 TOMA aracı ve çok sayıda güvenlik şube polisi olduğu gözlemlendi. Her ne  kadar mahkeme heyeti, duruşmanın İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda yapmasına karar vermiş ise de; daha sonra bu kararından vazgeçerek duruşmanın İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda yapacağını bildirdi. Duruşma salonunun yer aldığı koridorun üst katında bulunan balkonda, 50 civarında çevik kuvvet polisi olduğu görüldü. Ayrıca duruşmaya katılmak için adliyenin önüne gelen çok sayıda vatandaş ve demokratik kitle örgütü temsilcisinin adliyeye alınmadığı öğrenildi.

Saat 09:25'te mahkeme başkanı, müşteki avukatları ve sanık avukatı ile ön görüşme yapmak istediğini belirtti. Saat 10:15'te ön görüşme sonlandı ve görüşme sonucunda katılma talebi olan kurum temsilcilerinin ve duruşmaya katılacak olan avukatların listesinin istendiği belirtildi. Her ne kadar isim listesi mahkemeye verilmiş ise de, mahkeme heyeti verilen isim listesini duruşma salonunun kalabalık olacağı gerekçesiyle kabul etmedi ve bu sefer de 100 kişi ile sınırlı kalmak şartıyla yeni bir listenin hazırlanmasını istedi. Bunun üzerine baro temsilcileri, katılma talebi bulunan kurum temsilcileri ve şehir dışından gelen avukatlara öncelik tanınacak şekilde yeni bir liste hazırlandı. Saat 12:10'da, mahkeme heyetine verilen listeye göre duruşma salonuna alımlar başladı. Çok sayıda avukat ve vatandaş salonda yer olmadığı gerekçesiyle duruşma salonuna alınmadı.

DURUŞMA SIRASINDA

Birinci Oturum

Duruşma salonunda 25 mavi bereli jandarma, 25 cezaevi jandarması ve 5 polis memurunun bulunduğu gözlemlendi. Saat 12:30'da ise yoklama alınmak suretiyle duruşma başladı. Mahkeme başkanı, duruşma düzeninin bozulması halinde duruşmaya Şakran Cezaevi’nde devam edeceği yönünde tarafları uyardı.

Davaya katılma talepleri alınmaya başlandı. HDP adına MİTHAT SANCAR katılma talebinde bulundu. SANCAR; “Bu saldırının belirli bir şahsa yönelik olmadığını, sanığın HDP'ye yönelik  bir saldırı yapmak istediğini, katılma talebinin soruşturma savcısı tarafından sadece mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlali bakımından sınırlandırıldığını ama bundan daha fazlası olduğunu, düşünce ve inanç özgürlüğünün ihlali suçundan da katılma taleplerinin olduğunu, toplumsal barışın adalet ile adaletin de hakikat ile sağlandığını, bu yüzden hakikati araştırmanın mahkemenin görevi olduğunu, bu saldırının yıllardır süren sistemli saldırıların devamı niteliğinde olduğunu, kolluk güçlerinin ve soruşturma savcısının tavrının saldırıları teşvik edici nitelikte olduğunu, müdahale  talebini sadece partiye ve seçmenlerine değil bütün ülkeye borçlu olduklarını, cinayete giden süreçte sanığın kolluk kuvvetleri ile yaptığı onlarca görüşmenin incelenmediğini, her ne kadar mahkeme heyetinin bu süreci adil bir şekilde yürütmesini isteseler de mahkemenin kolluğun yürüttüğü soruşturmaya bağlı olduğunu ve Türkiye'de ki siyasetin havasından dolayı buna inancının az olduğunu”  beyan etti.

İHGD adına AV. ÖZLEM YILMAZ katılma talebinde bulundu. YILMAZ; “Bu saldırının birden bire gelmediğini, Hrant Dink’e, Tahir Elçi’ye ve  HDP'ye yönelik saldırıların cezasız kalmasının ve HDP'ye açılan kapatma davasının  bu noktaya getirdiğini”  beyan etti.

ÇHD adına AV. ERDOĞAN AKDOĞDU katılma talebinde bulundu. AKDOĞDU; “Bu dosyanın politik bir dosya olduğunu, eğer bu olay başka bir devlette yaşanmış olsaydı mağdurun, neo-nazi diye tabir edilen faşist biri tarafından öldürüldüğünün kabul edileceğini” beyan etti.

SYKP adına CANAN YÜCE katılma talebinde bulundu. YÜCE; “Cezasızlık politikası çerçevesinde katillerin sırtlarının sıvazlanması yüzünden bu saldırıların gerçekleştiğini” beyan etti.

Roza Kadın Derneği adına AV. BERFİN POLAT katılma talebinde bulundu. POLAT; “Katılma taleplerinin reddinin bile saldırganları cesaretlendireceğini”  beyan etti.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi adına İBRAHİM AKIN katılma talebinde bulundu. AKIN; “Eğer ertelenmeseydi saldırıdan 10 dakika sonra bir toplantılarının olduğunu ve aslında hedefte herkesin olduğunu”  beyan etti.

EMEP İZMİR İl Örgütü adına EMİNE UYAR katılma talebinde bulundu. UYAR; “Bu saldırının demokratik harekete yapılan bir saldırı olduğunu”  beyan etti.

Genç LGBTİ+ Derneği adına AV. MAHMUT ŞEREN katılma talebinde bulundu. ŞEREN; “Maalesef ki nefret suçlarıyla mücadele eden bir dernek olduklarını , en çok nefret suçlarına uğrayan kesimlerden olduklarından HDP'yi ve Kürtleri en iyi anlayanlardan biri olduklarını” beyan etti.

DİP adına AV. ŞİYAR RİŞVANOĞLU katılma talebinde bulundu. RİŞVANOĞLU; “Silahların gölgesinde katılma talebinde bulunduklarını, bu adalete inancını yıllar önce kaybettiğini, bu davanın hürriyet davası olduğunu, özgürlüğe en çok ihtiyacı olan kesimin Kürt halkı olduğunu”  beyan etti.

DBP adına CEMİLE TURALLI BALSAR  katılma talebinde bulundu. BALSAR; “Her ne kadar savcılık saldırının münferit bir saldırıymış gibi gösterse de, bu yargılamanın alelade bir yargılama olmadığını, Deniz Poyraz'ın Kürt, kadın, HDP'li ve emekçi kimliğinden dolayı katledildiğini, saldırganın soykırım amaçladığını, bunun insanlığa karşı bir suç olduğunu, mahkeme başkanının bulunduğu makamın, kamu vicdanı temsil ettiğini, Yugoslavya Ceza Mahkemesi Savcısı Karla Dendonte’nin adalet olmadan barışın olmayacağı sözünün dikkate alınması gerektiğini”  beyan etti.

ÖHD adına AV. ARYEN TURAN katılma talebinde bulundu. TURAN; “soruşturma aşamasında kasıtlı olarak eksik bırakılan işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanmadıkça, katliamın gerçek faillerinin asla yargı önünde hesap vermeyeceğini ve yeni katliamları cesaretlendirileceğini, insan hakları ihlalleri ile mücadele etmenin derneklerinin en önemli misyonu olduğunu, dosyanın tüm kamuoyunu ilgilendirdiği için katılma talebinde bulunduklarını” beyan etti.

Demokrasi İçin Hukukçular adına AV. ZÖHRE DALKIRAN katılma talebinde bulundu. DALKIRAN;  "Farklı kimliklerden halkların eşit koşullarda yaşama hakkının savunulması ve demokratik hakların savunulmasının katılma taleplerinin  çerçevesini oluşturduğunu, tüm insanlığa karşı işlenmiş bu suçun adil ve etkili biçimde cezalandırılması için katılmayı talep ettiklerini"  beyan etti. HDP’ye yönelik sistematikleşen saldırıların listesini mahkeme heyetine sundu.

İHD adına AV. ALİ AYDIN  katılma talebinde bulundu. AYDIN; “Bu saldırının siyasi partinin örgütlenmesine yönelik bir saldırı olduğunu, iki kişi arasında yaşanan bir olay olmadığını, tüm insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu”  beyan etti.

ESP adına AV. DOĞUKAN TAŞDAN katılma talebinde bulundu. TAŞDAN; “Ceza yargılamasının amacının maddi gerçekliği tespit etmek olduğunu, her ne kadar ortada birçok emare olmasına rağmen savcılığın olayı basit bir şekilde ele aldığını”  beyan etti.

İzmir Barosu adına baro başkanı AV. ÖZKAN YÜCEL katılma talebinde bulundu. YÜCEL; “Bu suçun İzmir’de işlendiğini, toplumsal barışın zedelendiğini, bu durumun onları doğrudan etkilediğini, üst mahkemelerin baroların katılma taleplerini reddettiğine dair verdiği kararları bildiklerini ancak içtihatların zamanla değişebileceğini bu yüzden katılma taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini”  beyan etti.

Diyarbakır Barosu adına baro başkanı AV. NAHİT EREN katılma talebinde bulundu. EREN; “Hukuk güvenliğinin dikkate alınması gereken toplumsal bir dava olduğunu, toplumun bir kesminin ötekileştirilerek hedef gösterildiğini, baroların  sadece avukatların haklarıyla ilgilenmediğini, Avukatlık Kanunu’nun kendilerine bu davalara katılması konusunda sorumluluk ve hak yüklediğini”  beyan etti.

Mardin Barosu adına baro başkanı AV. İSMAİL ELİK katılma talebinde bulundu. ELİK;  “Bu ırkçı cinayetin; basının ve siyasetin kullanmış olduğu dil ile kolluğun ve hukukun yapması gerekeni yapmamış olmasından dolayı gerçekleştiğini,siyasal örgütlenme özgürlüğüne karşı yapılmış bir saldırı olmasına rağmen bu durumun dosyada yer almadığını” beyan etti.

Muş Barosu adına baro başkanı AV. KADİR KARAÇELİK katılma talebinde bulundu. KARAÇELİK; “Bu davaya müdahil olmanın baroların yapması gerekenlerin ete kemiğe bürünmüş hali olduğunu, işlenen bu suçun nefret suçu olduğunu”  beyan etti.

Bursa Barosu adına AV. CAHİT KIRKAZAK katılma talebinde bulundu. KIRKAZAK; “Duruşmada yer alan silahlı kolluğun çıkarılması gerektiğini, bugün Türkiye’de kolluğun silahından çıkan mermilerden dolayı insanların öldüğünü, olası bir durumda mahkemenin sorumluğu olacağını ”  beyan etti.

Trabzon Barosu adına AV. NİHAN GÖKTÜRK katılma talebinde bulundu.

İstanbul Barosu adına AV. BURCU ARSLAN katılma talebinde bulundu. ARSLAN; “baroların insan haklarını koruma ve gözetme yükümlülüğü bulunduğu bu yüzden de doğrudan zarar görme şartı zorunlu olmadığı, sadece insan hakları ihlali olması sebebiyle katılma taleplerinin kabulü gerektiğini”  beyan etti.

Yalova Barosu adına Yönetim Kurulu Üyesi AV. YAKUP TAŞÇI katılma talebinde bulundu. TAŞÇI; “Bu cinayetin kamu düzenini bozan üç unsuru barındırdığını; ırkçı, politik ve kadın cinayeti olduğunu”  beyan etti.

TBB adına AV. ERCAN EMİR gözlemci olarak katıldıklarını beyan etti.

HDP İzmir İl Yönetimi adına VEYSİ ESKİ katılma talebinde bulundu.

Müşteki ailesi adına AV. GURBET UÇAR katılma talebinde bulundu. UÇAR; “Sanığın Deniz Poyraz’a yaptıklarından ne kadar nefret dolu olduğunun anlaşıldığı, katliamı gerçekleştirdiğini sosyal medyadan bildirmiş olmasnını talimat aldığı yerlere haber verdiğinin göstergesi olduğunu, sanığın emniyet görevlileri tarafından çok cana yakın karşılandığını, TEM e götürülen saldırganın nezarethaneye alınmadığını ve makam odasında ağırlandığını, devlet yetkililerinin böyle bir tehtidi görmediğini söylemesinin kabul edilemez olduğunu”  beyan etti.

Mahkeme; Deniz Poyraz’ın annesi, babası, kardeşleri ile HDP ve HDP İzmir İl Başkanlığının  katılma talebini kabul etti.   Diğer kişi ve kurumların katılma talebini reddetti.

Duruşmaya bir saat ara verildi.

İkinci Oturum

Saat 16:20 de, duruşmanın ikinci oturumuna sanığın sorgusuyla başlandı. Sanık, eylemi içini soğutmak için gerçekleştirdiğini, aralık ayında HDP binasına saldırı yapmayı uygun gördüğünü, silaha ilgisi olduğunu, birilerini öldürmek için sabırsızlandığını, kanın oluk oluk akacağı bir katliam yapmak istediğini, bol leşli bir ölüm istediğini söyledi. Bunun üzerine salonda bulunanlar, bu sözlere tepki gösterdi. Sanık ise bu arada salondakilere hitaben sinkaflı küfürler etti. Mahkeme başkanı, sanığı salonu tahrik etmemesi, küfür etmemesi ve sadece sorulan sorulara cevap vermesi gerektiği konusunda uyardı.

Sanık, sorgusunun devamında; Deniz Poyraz ve Murat Çepni(HDP İzmir Milletvekili)’nin birbirinden farklı olmadığını, onu da öldürmek istediğini, içeri girdiğinde ilk başta kimseyi görmediğini, ardından Deniz Poyraz’ı gördüğünü ve onu vurduğunu, diğer odaları kontrol ettiğini ama kimseyi görmediğini, bunun üzerine Deniz Poyraz’ın yanına gidip tekrar ateş ettiğini ve tekmelediğini   belirtti.

Mahkeme başkanı ve mahkeme heyeti sanığı sorgularken, “Olayı neden gerçekleştirdin? Olayı nasıl gerçekleştirdin? Olayı ne zaman planladın?” sorularını sordu. Mahkeme heyetinin, sanığın ifadesini alırken sanığın verdiği cevaplar ile yetindiği, sanık cevap verirken  maddi gerçekliği ortaya çıkarmak için yeni sorular sorarak etkin bir sorgu yapmadığı gözlemlendi.  Mahkeme heyeti dosyadaki delil durumunu göz önünde bulundurarak sanığın cevaplarında hiç bir çelişki görmedi, olay öncesi ve olay anı ile ilgili hiç bir detaylı soru sormadı.

Müşteki avukatı TÜRKAN ASLAN AĞAÇ; “soruşturma aşamasında savcılık tarafından etkin bir soruşturma yapılmadığını, kolluk kuvvetlerinin delil toplama konusunda özensiz davrandığını, sanığa konfor sağlayacak şekilde davrandıklarını, kendilerinin toplanmasını istediği delillerin savcılık tarafından toplanmadığını ifade etti. Artık yargılamayı mahkeme yaptığı için mahkemenin etkin  bir kovuşturma yapması gerektiğini, etkin bir kovuşturma yapmak için mahkemeye her türlü yardımda bulunmak istediklerini, mahkemenin görevinin maddi gerçeği ortaya çıkarmak olduğunu, bu yüzden sanık ve tanıklara dosyadaki delil durumu göz önünde bulundurularak sorular sorulması, verilen cevaplarda çelişki görülmesi halinde bunlara ilişkin aydınlatıcı sorular sorulması, her delilin özenle değerlendirilmesi ve yargılama esnasında ortaya çıkan yeni delillerin toplanması gerektiğini, sanığın karanlık bir geçmişi olduğunu, gelir durumunun çok üzerinde lüks bir hayat yaşadığını, finanse edildiğini, silah eğitimi aldığını, Suriye’de eğitim aldığını, olayı bireysel kararı ile gerçekleştirmediğini, emir ve talimat aldığını, özel olarak karanlık çevreler tarafından eğitildiğini, bütün bu çelişkileri ortaya koymak için yüzden fazla soru hazırladıklarını ve bu soruları mahkeme ile paylaşacaklarını, mahkemenin etkin bir soruşturma yapması için her türlü çalışmayı yapacaklarını, maddi gerçeği ortaya çıkarma sorumluluğunun mahkeme heyetinde olduğunu” ifade etti.

Katılanların beyanlarına geçildi. Mağdur Deniz Poyraz’ın annesi FEHİME POYRAZ; “Kendilerinin barış istediklerini ama bu sanık gibilerinin insanları kışkırttığını, bu davayı halkına bıraktığını, salondaki herkesin Deniz olduğunu”  belirtti.

HDP İzmir İl Başkanı ABDULKADİR BAYDUR; “HDP il binasının önünde emniyete ait 2 çadırın olduğunu, kendilerinin defalarca hedef gösterildiğini, bu durumu eminiyetle görüştüklerini ama önlem alınmadığını, bu katliamın göz göre göre geldiğini, o gün bir etkinlikleri olduğunu, saldırı tarihinin bilerek seçildiğini’’  belirtti.

Saat 17:30'da tanıkların beyanlarına geçildi. İlk olarak sanığı evinden alıp olay yerine getiren taksici İBİŞ ŞIK’ın beyanı alındı. ŞIK; “Sanığın taksi durağını 3 aydır kullandığını, sanığı hep tek gördüğünü, araçta hep son ses müzik açtırdığını ve bu esnada telefonla konuştuğunu, sanığı hep İTO‘nun önünden aldığını ve otellere götürdüğünü, sanığın hız yapmayı sevdiğini ve hiperaktif biri olduğunu, olay günü sanığın elinde bir çanta olduğunu”  beyan etti.

Ardından olay esnasında psikoteknik eğitimi için binada bulunan Türk Telekom çalışanlarının beyanları alındı.

Müşteki avukatları;“Saatin geç olduğunu, dinlenecek diğer tanıklara sorulacak birçok sorularının olduğunu ve bu sebeple duruşmanın ertelenmesini” talep etti. Duruşmanın 29.04.2022 günü saat: 09.00'da yapılmasına karar verildi.

 

ÖHD İZMİR DAVA İZLEME VE RAPORLAMA GRUBU