Duyurular
MEBYA-DER GÖZLEM RAPORUDUR, ÖHD,Mebya der,
16.03.2021

MEBYA-DER GÖZLEM RAPORUDUR

ÖZGÜRLÜK İÇİN HUKUKÇULAR DERNEĞİ’NİN MEBYA-DER’E YAPILAN GÖZALTI VE TUTUKLAMALAR SIRASINDA TESPİT ETTİĞİ HAK İHLALLERİ GÖZLEM RAPORUDUR

GİRİŞ

            Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Genel Merkezi, Diyarbakır Şubesi ve Mebya-Der avukatları tarafından, Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği’nin (MEBYA-DER) 29 yönetici ve üyesinin gözaltına alınması sonucunda hukuki süreçleri takip edilmiştir. Gözaltı işlemi ardından ve akabinde tutuklanan yönetici ve üyelerin yaşamış olduğu hak ihlalleri tarafımızca tespit edilerek, tüm başvuruları ve itirazları yapılmıştır.

AMAÇ          

Bu çalışma ile son süreçte kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının, adil yargılanma hakkının, işkence ve kötü muamele yasağının görmezden gelinerek; adil olmayan yargılanma süreçlerine ilişkin gerekli tespitlerin yapılarak meydana gelen hak ihlallerinin rapor haline getirilmesi, oluşturulan raporlar neticesinde ihtiyaç olunan ulusal ve uluslararası hukuki başvuru ve suç duyurularının yapılması amaçlanmıştır.

OLAY

            27 Şubat 2021 tarihinde MEBYA-DER yöneticileri ve üyelerine dönük yapılan operasyonda 13 kişi gözaltına alınmış, kurumun kapısı kırılarak içeriye girilmiş ve kurum araması gerçekleştirilmiştir. İlk gözaltı grubundan 7 kişi 60 yaş üstü ve 3 kişinin kronik rahatsızlığı bulunmaktadır.

Soruşturma sürecinde gerçekleşenev aramalarında Jineoloji Dergisi, Yeni Yaşam Gazetesi, üye aidat makbuzları “suç delili” olarak kabul edilmiş ve el konulmuştur.

            02.03.2021 tarihinde M.S, H.A ve F.I’nın 3 saat boyunca ifadesi alınmış, aynı gün savcılığa sevk edilip; 78 yaşındaki M.S ve 72 yaşındaki H.A hakkında tutuklama kararı verilmiş, F.I ise adli kontrol kararı ile serbest bırakılmıştır.

Tutuklanan M.S ve H.A ise Diyarbakır Kadın Kapalı C.İ.K’e götürülmüş ve hapishaneye giriş işlemlerini yapan infaz koruma memuru tarafından psikolojik şiddete maruz kalmışlardır. Müvekkillerin anlatımına göre “tarafsızlar koğuşu olarak adlandırılan yere gitmeleri için zorlandıklarını, siyasi mahpusların koğuşuna girilirse uzun süre tutuklu kalacaklarını, bu koğuşu  tercih etmeleri halinde işlemlerini yapmayacaklarını, okuma-yazma bilmedikleri için keyfi davranabilecekleri ifade etmişlerdir. Bu bilgilere müvekkillerimiz ile hapishanede yapmış olduğumuz görüşme neticesinde vakıf olunmuştur. Aynı şekilde 72 yaşındaki H.A. ve 78 yaşındaki M.S kaldıkları  karantina koğuşunda temizlik malzemeleri kendilerine verilmemiş ve müvekkiller kirli ve sağlıksız ortamda  kalmak zorunda bırakılmıştır. İnfaz koruma memurlarının keyfi ve hukuk dışı uygulamalarından  haberdar olunduktan sonra sorumlu amirleri ile görüşme gerçekleştirilmiş ve mahpusların hijyen ve temizlik malzemeleri ile gıda ihtiyaçlarına yönelik sorun giderilmiştir.

            03.03.2021 tarihinde ise yeniden MEBYA-DER yönetici ve üyelerine dönük ikinci bir operasyon ile 15 kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınanlardan 7 kişi 60 yaş üstü ve 5 kişinin kronik rahatsızlığı olanlardır. 80 yaşındaki Ş.T’nin ise kolluk tarafından ev aramasına gidilmiş, ancak yaşlı ve rahatsız olması sebebiyle ifadesine daha sonra başvurulacağı belirtilerek arama işlemi akabinde gözaltı işlemi yapılmamıştır.

Tüm bu gözaltı işlemi ve gözaltı uzatma kararlarına, soruşturmayı takip eden avukatlarca fiziken ulaşılamamıştır. Soruşturma savcısından mevcut kararlar istenmiş ancak dosya kısıtlama kararı dışında hiçbir karar avukatlara gösterilememiştir. Yine gözaltı uzatma kararı verilmek üzere müvekkiller adliyeye götürüldüğü esnada müdafilerine haber verilmemiş, Sulh Ceza Hakimliği’nde 5 saat boyunca bekletilmiş, yemek ve su talepleri karşılanmamıştır. Müvekkillerin, kolluk aracılığıyla “Avukatlarımıza haber verilmesini ve ihtiyaçlarımızın karşılanmasını istiyoruz.” Şeklindeki talepleri ise müdafilerine iletilmemiştir. Yine müvekkilleri ile avukat görüşü yapmak isteyen müdafiler 1 saat boyunca Diyarbakır Terörle Mücadele Şubesi’nde bekletilmişlerdir.

            Öte yandan, 15.03.2021 tarihi itibariyle de halen daha müdafilere müvekkilleri hakkında gözaltı kararı ve gözaltı uzatma kararı gösterilememiştir.

            Soruşturma savcısı ile müvekkillerinin sağlık durumlarına ve uzayan gözaltı sürelerine ilişkin görüşme yapmak isteyen avukatlara, soruşturma savcısı tarafında “Terörle Mücadele Şubesi’nin kapısında ambulans bekletiyorum.” şeklinde bilgi verilmiştir. 8 gün süren gözaltılar esnasında gözaltı biriminin sağlık koşullarına uygun olmaması sebebiyle 2 kişi hastaneye kaldırılmıştır. Yapılan avukat görüşmelerinde havasız ve dar alanda bekletilen KOAH hastası müvekkilin nefes almada zorluk çektiği ve yaşları geçkin müvekkillerin şiddetli baş ağrısı çektikleri de tarafımızca gözlenmiştir. Bugüne kadar tespit etmiş olduğumuz tüm hak ihlalleri ise 04.03.2021 tarihinde Dernek binamızda kamuoyuna açıklanmıştır.

            06.03.2021 tarihi itibariyle Diyarbakır Terörle Mücadele Şubesi tarafından soruşturmayı takip eden avukatlar aranmış ve müvekkillerinin 07.03.2021 tarihi itibariyle ifadelerinin alınacağı bilgisi verilmiştir. Belirtilen tarihte Av.Muhittin Muğuç, Av.Gulan Çağın Kaleli, Av.Gizem Miran ve Havva Atlı ifade işlemlerine iştirak etmişlerdir. Müvekkillerinin, gözaltı süresi boyunca  ifade alma veya avukat görüşü adı altında “mülakat” ismi verilen gayri hukuki uygulamaya maruz kalmaları, sadece ifadeden bir gün önce dahi saat:22.00 itibariyle 4 defa çağrılmaları ve psikolojik baskı altına alınmaları, yine sağlık koşullarının kötülemesi sebebiyle susma hakkını kullanacağını söylemeleri üzerine Diyarbakır Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli ve ifadede hazır bulunan memurlar tarafından, müvekkillerinin baskı altına alındığını ve ifade vermeleri yönünde Diyarbakır TEM Şube Amiri ve ifade odasında bulunan ve tutanakta imzaları bulunan memurlarca ifade vermeleri yönünde baskı kurulduğuna tanıklık etmişlerdir. 1 saat 10 dakika boyunca ifade odasında bekletilmiş ve psikolojik baskıya maruz kalmışlardır. Bu hususları ifade tutanağına geçirmek istemeleri üzerine yine kollukça engellenmişler ve tüm bu hususları müdafi olarak haricen tutanağa bağlayıp soruşturma dosyasına ibraz ederek soruşturma savcısını durumdan haberdar etmişlerdir.

            Öte yandan ifade alma işlemleri sırasında kolluğun kişilerin beyanına göre ifadeyi genişlettikleri, kişiler üzerine ifade vermeye yönlendirmeleri, ifade tutanağına yeni sorular ekledikleri de tarafımızca tespit edilmiş olup, ifade tutanaklarına müdafilerce şerh düşmeleri engellenmiş, kullanılan susma haklarına rağmen ifade tutanaklarına yeni sorular eklenmiştir. Bu hususlar Av.Havva Atlı tarafından müvekkili F.A’nın ifadesi sırasında tutanak altına alınmıştır.

            08.03.2021 tarihinde gözaltındaki kişilerin adliyeye sevk edildiği sırada müvekkillerini görmek isteyen Av.Muhittin Muğuç TEM Şube görevlileri tarafından engellenmiş ve dosyaya giremeyeceği söylenmiştir. Soruşturma savcısı karar alma ve karar tebliğ süreçlerini tüm bu süreçte TEM Şube aracılığıyla yerine getirmiş, savunmanın asli unsuru olan avukatlara yönelik hukuki bir tutum sergileyememiştir.        Derneğimiz avukatlarının ısrarı neticesinde soruşturma savcısı ile görüşme yapılmış ve elinde herhangi bir karar olmadığını, avukat isimlerini tek tek bilmediğini ancak re’sen soruşturma başlattığını, soruşturmaya gerekçe olarak da MEBYA-DER’de bulunan bir A4 kağıdında 18 avukatın vekaletname sicil bilgilerinin olduğunu tarafımıza beyan etmiş, bu hususta yine görüşmede bulunan avukatlar tarafından tutanak altına alınarak soruşturma dosyasına ibraz edilmiştir. Yine kolluk aracılığıyla iletilen bilgiler neticesinde gözaltı süreci boyunca avukatlık yapan Av.Muhittin Muğuç, Av.Gulan Çağın Kaleli, Av. Şilan Çelik, Av.Berdan Acun ile ayrıca 14 avukatın daha dosyada şüpheli olması sebebiyle bu soruşturma kapsamında müdafilik yapamayacağı öğrenilmiştir. Dosyaya 08.03.2021 tarihinde Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni dahi alınmasına gerek duyulmadan şüpheli olarak eklenen ÖHD üyesi 16 avukatın isimleri ise şöyledir: Muhittin Muğuç, Gulan Çağın Kaleli, Şilan Çelik, Berdan Acun, Baver Mızrak, Serhat Eren, Deniz Yıldız, Fettah Keleş, Bayram Çiçek, Elif Taşdöğen, Serhat Çakmak, Emrah Baran, Hüseyin Boğatekin, Osman Çelik, Fırat İke, Ramazan Kurt, Harika Karataş.  2 avukatın ismi ise öğrenilememiştir.

Soruşturma savcısı hakkında HSK şikayeti yapılmış olup, Diyarbakır Terörle Mücadele Şubesi’nde soruşturma kapsamında görevi bulunan memurlar hakkında da görevi kötüye kullanma suçu kapsamında suç duyurusu yapılmıştır.

Sonuç itibariyle; MEBYA-DER’e yapılan gözaltılarda 12 kişi tutuklandı 17 Kişi adli kontrol ile serbest bırakılmıştır. Gözaltında bulunan yönetici ve üyelere gözaltı süreleri boyunca yoğun psikolojik baskı uygulanmıştır.

TESPİT VE ÖNERİLER

1- MEBYA-DER yönetici ve üyelerine dönük yapılan gözaltı işlemi sırasında, gözaltı kararının ve gözaltı uzatma kararının avukatlara ibraz edilmemesi CMK 159.maddeye tamamen aykırıdır. CMK uyarınca gözaltı kararını vermeye yetkili merci Cumhuriyet Savcısıdır. Cumhuriyet Savcısı, gözaltına alma emrini kural olarak yazılı şekilde kolluk birimlerine vermesi, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde sözlü talimat verebilse dahi sonrasında mutlaka yazılılık şartı getirilmiştir. Ancak avukatlar 8 gün boyunca soruşturma savcısı ile görüşmelerine rağmen bu karara ulaşamamışlardır. Dolayısıyla karar olmaksızın gözaltında tutulanlar açısından kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ihlal edilmiştir.

2- AİHM içtihatlarında da belirtildiği üzere yerel mevzuat nasıl düzenlenmiş olursa olsun 4 günü geçen gözaltı işleminin açıkça AİHS 5.maddenin yani kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ihlali olduğunu belirtmiştir.

3- 60 yaş üstü kişilerin ifadeye çağrılabilecekken kirli, havasız ve dar mekanlarda tutulmasının yanı sıra, kronik rahatsızlığı bulunan kişilerin su ve yemek ihtiyaçlarının yeterince karşılanmaması AİHS 3.madde uyarınca açıkça kötü muameledir.

4- Soruşturmanın en başından beri müdafilik görevini ifa eden avukatların CMK 151.madde gereğince hiçbir belge gösterilmeksizin keyfi bir şekilde dosyada müdafilik yapmasının engellenmesi Avukatlık Kanunun 2.maddesine aykırılık teşkil etmiştir.

5- Soruşturmanın başlangıcı ve yürütülme safhası da göz önünde bulundurularak bu dosyanın mevcut soruşturma savcısından alınması, hukuka aykırı tüm işlemler değerlendirilerek soruşturma savcısı ve Diyarbakır TEM Şube görevlileri hakkında soruşturma başlatılması gerekmektedir.

6- Hapishane koşullarının yanı sıra pandemi koşulları da dikkate alınarak tutuklanan yaşlı ve kronik rahatsızlığı bulunan kişileri tahliye edilmesi gerekmektedir.

7- İfade aşamasına savcılık makamının kararıyla dahil olmalarına izin verilmeyen avukatların yapmış olduğu itirazların  derhal bir karara bağlanması gerekmektedir.

ÖZGÜRLÜK İÇİN HUKUKÇULAR DERNEĞİ GENEL MERKEZİ VE DİYARBAKIR ŞUBESİ