Duyurular
ÖZGÜRLÜK İÇİN HUKUKÇULAR DERNEĞİ  TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ TUTUM BELGESİ, tutum belgesi 25 kasım toplumsal cinsiyet eşitliği kadın lgbti
25.11.2022

ÖZGÜRLÜK İÇİN HUKUKÇULAR DERNEĞİ TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ TUTUM BELGESİ

 

25/11/2022

Kadınların haklarının tanınması ve öz güçlerinin geliştirilmesini sağlamak, kadınlara yönelik toplumun her alanında yaşanan ve özelde cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli şiddet, baskı, sosyal dışlanma ve ayrımcılığa karşı farkındalık oluşturmak; bu ihlalleri ve ayrımcılığı gidermek amacıyla Özgürlük İçin Hukukçular Derneği bünyesinde faaliyet yürüten Genel Merkez Kadın Komisyonu’nun bu kapsamdaki anlayışını ortaya koymak amacını güden bu belge, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği’nin yönetim kurulları, şube, temsilcilik ve komisyonları ve her bir üyesinin toplumsal cinsiyet eşitliği ve adaletine duyarlı olarak hareket edeceğini taahhüt etmektedir.

Toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık ve şiddet kaynağını, patriarkal toplumsal yapılar tarafından üretilen eşitsiz güç ilişkilerinde ve erkek egemen iktidar uygulamalarında bulur. Bu ayrımcılık ve şiddet biçimlerinin önlenmesi ve bütünüyle ortadan kaldırılması konusunda etkin politika güdülmeyen ortamlarda, toplumsal eşitsizliklere eklenen yapısal hiyerarşik ilişkiler nedeniyle sorun bir yandan daha vahim boyutlara ulaşırken, diğer yandan görünmez kılınır ve hem kişiler hem de kurumlar bundan zarar görür.

Bu politika belgesinin temel amacı, cinsel şiddetin yaşanmadığı, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlandığı bir hukuk örgütünün yaratılmasına, bünyesinde faaliyet gösteren organ ve kişilere bunları sağlamakla ilgili görev/sorumluluk verme ve mekanizmalar oluşturmada katkıda bulunmaktır. Bu çerçevede cinsel taciz, cinsel saldırı ve kadına/LGBTİ+ bireylere, çocuklara yönelik her türlü şiddete karşı duyarlılık ve farkındalık yaratmayı, bunlara ilişkin tutum, davranış ve eylemleri engellemeyi, cinsel şiddete maruz kalanların kendilerini güvenle ve daha açık ifade etmelerini ve güçlenmelerini sağlamayı hedeflemektedir. Şiddeti önleme, maruz kalanı koruma, olayın incelenerek değerlendirilmesi ve şiddetin sonlandırılmasına yönelik politika oluşturma bu belgenin temel ilkelerini oluşturmaktadır.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, her türlü ayrımcılık ve şiddetten arındırılmış çalışma ortam ve ilişkilerinin inşasına yönelik ilkeleri belirleyerek, önleme, destek ve güçlendirme, soruşturma ve yaptırım mekanizmalarını oluşturacak sürece hâkim olması gereken politikayı ortaya koymayı amaçlayarak, aşağıdaki çalışmaları yapacağını ve zenginleştirmeye açık olduğunu taahhüt eder:

  1. Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği ile ilgili farkındalık yaratmak amacıyla üyelere ve topluma yönelik eğitim çalışmaları, toplumsal cinsiyet atölyeleri, farkındalık yaratma toplantıları, panel, sunum, seminer vb. etkinlikler düzenlemek,
     
  2. Disiplin Yönetmeliklerinde kadına yönelik şiddet, cinsel taciz ve cinsel saldırı ve toplumsal cinsiyete dayalı yıldırmayı (mobbing) dernek tüzüğüne açıkça aykırılık olarak tanımlamak ve yönetmeliklerde gerekli değişiklikleri yapmak,
     
  3. Disiplin Yönetmeliği kapsamında soruşturulması gereken cinsiyet temelli ayrımcılık, şiddet ve taciz iddialarına dair işleyecek disiplin süreçlerini, Genel Merkez Kadın Komisyonu veya Genel Merkez Kadın Komisyonu tarafından görevlendirilecek kadın üyelerce yürütmek, Komisyon tarafından alınan nihai kararları başkaca onay veya denetime tabi tutmaksızın uygulanmasını sağlamak,
     
  4. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği bünyesinde görev alan kadın üyelerin aktif olarak çalışmalarını sağlamak ve desteklemek; bu bağlamda kadın avukatların dernek çalışmalarına katılımının önündeki engelleri ortadan kaldırmaya ve etkin katılımlarını güçlendirmeye yönelik mekanizmaları oluşturmak ve işletmek,
     
  5. Genel Merkez Kadın Komisyonu tarafından Şubelerdeki kadın üyelerle buluşmalar gerçekleştirmek, kolektif kadın bilinci ve çalışmalarını yükselterek şubeler arasında dayanışma ve koordinasyonu sürekli kılmak,
     
  6. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği yönetim kurulları, komisyonlar ve Genel Merkez yönetiminde kadın üyelerin katılımını arttırmak ve karar alma mekanizmalarına dâhil etmek amacıyla cinsiyet kotası sistemini zorunlu hale getirmek,
     
  7. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği’nin kuruluşundan bu yana yürüttüğü Eş Başkanlık sisteminin devamlılığını garanti altına alarak, eş başkanlar arasında temsiliyet, inisiyatif ve sorumluluk açısından maddi eşitliğin sağlanmasını gözetmek.
     

TANIMLAR :

  1. Ayrımcılık: Bir grup kişiye karşı, önyargılardan beslenen olumsuz tutum ve davranışlar bütünüdür. Hoşlanmama, hor görme, kaçınma ve nefret etme, haklardan mahrum bırakma, kötü muameleden sözel ve fiziksel şiddete kadar çeşitli şekillerde olabilir. Ayrımcılığa maruz kalan kişiler, kişisel özellikleri yanında, dahil oldukları grubun tüm üyeleri için geçerli olduğu varsayılan özellikleri nedeniyle hedef olurlar. Ayrımcı tutumlar kişisel özelliklerden çok toplum içerisindeki iktidar ilişkilerinden, gruplar arası ilişkiden, sosyokültürel bağlamda şekillenen gruplar hiyerarşisinden köken alır.
     
  2. Şiddet: Maruz kalan kişinin yaşamı, özgürlüğü, iradesi, sağlığı ve beden bütünlüğüne zarar verici,  geçici ya da sürekli olarak bunların varlığını engelleyen  her türlü hal ve hareketlerdir. Şiddet davranışları, uygulayıcısı tarafından bilinçli olarak karşıdaki kişiye üstünlük ya da hâkimiyet kurmak, istenilen hal ve harekete zorlamak, imtiyaz ya da ayrıcalık sağlamak, saygınlık ya da sevgi kazanmak gibi çeşitli maddi ve manevi  çıkarlar elde etmek için uygulanır.
     
  3. Toplumsal Cinsiyete Dayalı Şiddet: Kişinin cinsiyeti ve toplumsal cinsiyeti nedeniyle maruz kaldığı her türlü şiddettir. Toplumsal cinsiyet; kişinin cinsiyeti ile uyumlu olduğu varsayılarak, kadınlık ve erkeklikle ilişkilendirilen toplumsal ve kültürel cinsiyet normlarını ifade eder. Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, yaşama hakkı, özgürlük, güvenlik, insan onuru, kadın erkek eşitliği, ayrımcılık karşıtlığı, fiziksel ve zihinsel bütünlük gibi temel hakların ihlalini teşkil eder.
     
  4. Fiziksel şiddet: Bedene ve fiziksel güvendelik hissine yönelik her türlü saldırıdır. Bunlarla sınırlı olmamak üzere yumruk atmak, tokat atmak, ısırmak, boğmak, tekmelemek, bıçakla yaralamak, sağlıksız koşullarda yaşamaya zorlama, işkence fiziksel temas içeren şiddet biçimlerine örnektir. Bağırmak, yumrukla tehdit etmek, korkutucu şekilde bakmak, kapıyı tekmelemek, eşya kırmak, sağlık sorunları olduğunda doktora gitmesine izin vermemek ise sindirmek amacıyla fiziksel üstünlük kullanılarak uygulanan şiddet biçimlerine örnektir.
     
  5. Psikolojik (duygusal) şiddet: Mağdurun hakarete ve aşağılamaya maruz kaldığı cinsel nitelikli olmayan, sözlü saldırılardır. Sürekli bağırmak, korkutmak, küfür ve hakaret etmek, başkalarıyla iletişimini kısıtlamak, giyim tarzına müdahale, tehdit, şantaj gibi eylemler örnek verilebilir.
     
  6. Flört şiddeti: Duygusal, romantik, cinsel bir beraberlik içerisinde ya da beraberlik bittikten sonra partnerlerden birinin diğer –ya da birbiri- üzerinde güç ve kontrol kazanmaya çalıştığı, zarar verici davranış biçimleridir. Zarar verici davranışlar; partneri kontrol etmek için sözel, duygusal, sanal, fiziksel ya da cinsel şiddetin uygulandığı ya da tehdit olarak kullanıldığı pek çok farklı biçimde gerçekleşebilir.
     
  7. Dijital Şiddet:  Kişilerin mail, kısa mesaj, sosyal medya mesajlaşmaları gibi teknoloji ve dijital tabanlı yollarla tehdit edilmesi, şantaja maruz kalması, tacize uğraması gibi durumların tümüdür. Genel şiddet olgusuna yol açan tüm davranışların dijital tabanlı araçlarla yönlendirilmesidir.
     
  8. Cinsel Şiddet:  Onay almaksızın veya onay almanın söz konusu olamayacağı (Kişi alkol veya uyuşturucu etkisi altında ise, bedensel veya zihinsel/ruhsal olarak onay vermekte yetersiz durumda ise, kişinin ilaç vb. madde ile direnci kırıldı ise, 18 yaşın altında ise onay almak söz konusu olamaz.) durumlarda kişinin/kişilerin uyguladığı, cinselliğe yönelik teşebbüs ve tehdit içeren her türlü eylem, davranış ve müdahalelerdir.
  1. Taciz: Irk, etnik köken, din, cinsel tercih, cinsiyet ve kişisel özelliklere yönelik, kişi ya da kişileri küçük düşürücü, güç kullanımı içeren veya içermeyen her türlü görsel/sözel veya fiziksel davranışlardır. Tacizi belirleyen unsur niyet değil, diğer kişinin üstünde bıraktığı etkidir.
     
  2. Cinsel Taciz: Kişinin onayı olmaksızın gerçekleştirilen, fiziksel temas içermeyen rahatsız edici cinsel eylem, söz ve davranışlardır. Olayın gerçekleştiği ortama ve bağlama göre, ısrarla tekrarlanan eylemler ya da bir tek eylem cinsel taciz olarak değerlendirilebilir. Tehdit unsuru içeren ve kişinin davranışlarını kontrol etmeye yönelik, süreklilik ya da şiddet içeren hareketler de ağır taciz olarak kabul edilen hareketlerdir.
     
  3. Cinsel Saldırı: Bir kimsenin beden dokunulmazlığının, kişinin rızasına dayalı olmayan cinsel davranışlarla süreklilik arz etmek zorunda olmaksızın ihlal edilmesidir. Kişiler arasında rızaya dayalı olarak kurulan duygusal veya cinsel ilişkiler, cinsel saldırı niteliğindeki fiilleri meşru kılmaz. Bu tür ilişkiler içerisinde de kişinin rızası dışında gerçekleşen cinsel davranışlarla beden dokunulmazlığının ihlal edilmesi cinsel saldırı kapsamında değerlendirilir. Onay inşası ve onay alınmasının objektif olarak mümkün olmadığı durumlarda özgür irade ve rızanın varlığından söz edilemez.
     
  4. Cinsel İstismar: Uluslararası sözleşmeler ve ulusal hukuk metinlerde çocuk olarak tanımlanan bireylere (18 yaşına kadar her birey çocuktur) karşı gerçekleştirilen cinsel saldırı ve cinsel taciz eylemleridir.
     
  5. Mobbing (Toplumsal Cinsiyete Dayalı Yıldırma): İşyerlerinde bir veya birden fazla kişi tarafından diğer kişi ya da kişilere yönelik gerçekleştirilen, belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan; mağdur ya da mağdurların kişilik değerlerine, mesleki durumlarına, sosyal ilişkilerine veya sağlıklarına  zarar veren; kötü niyetli, kasıtlı, olumsuz tutum ve davranışlar bütünüdür. Yıldırma (Mobbing) kavramı içinde psikolojik yıldırma, psikolojik taciz, örgütsel psikolojik şiddet, baskı, kötü muamele, taciz, işyerinde zorbalık, rahatsızlık etme veya sıkıntı verme gibi anlamlar taşımaktadır.
     
  6. Eril Tahakküm; Toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin içselleşmiş ve bedenselleşmiş formlarını ön plana çıkaran, toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizliklerin yeniden üretiminde erkeklerin kadınlar, LGBTİ+’lar, çocuklar üzerinde üstünlük ve kontrol kurmasını sağlayan davranış ve algı biçimleridir.
     

İLKELER :

Gizlilik İlkesi: Cinsel taciz/ şiddet iddialarının ele alınmasında tüm aşamalarda başvuru sahibi kişi ve şikâyet edilen kişinin özel hayatlarının gizliliği ilkesine uygun davranılır. İnceleme süresince tarafların özel yaşamlarıyla ilgili ayrıntıların sosyal ortama taşınmadan çözüme kavuşturulabilmesi açısından gereken özen gösterilir. Başvurularla ilgili tüm belgeler, yasal zorunluluklar dışında ilgili kişi ve yetkili kurullar dışındaki tüm merci ve kişilere kapalıdır.

Özen Gösterme İlkesi: Cinsel taciz iddiaları karşısında, tacize uğrayanın tekrar travmatize edilmesine yol açabilecek ve tarafların insan onurunu zedeleyebilecek her türlü davranıştan kaçınmak ve bu tür davranışların ortaya çıkmasını önlemek hususlarında dikkat ve özen gösterilir.

Güven İlkesi: Gizlilik ve özen gösterme ilkelerine uyularak, tarafların güven duygusunu zedelemeyecek şekilde davranılır.

İvedilik İlkesi: Cinsel taciz ve cinsel saldırı iddiaları karşısında vakit geçirmeden harekete geçilmesine ve işletilecek sürecin makul bir sürede, sürüncemede bırakılmaksızın sonuçlandırılmasına dikkat edilir.

Başvuranın Beyanı İncelemeye Esastır ilkesi: Cinsel taciz ve cinsel saldırı fiillerinin işlenme şekli, çoğu zaman iki kişi arasında geçip kanıtlanması zor bir durum yaratmaktadır. Bu nedenle cinsel taciz ve/ya da cinsel saldırıyla ilgili değerlendirme sürecine başlarken “başvuranın beyanı esastır” ilkesinden hareket edilir. Bu ilke, şiddete uğrayanın toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve diğer nedenler dolayısıyla şikâyet edememesi gibi durumlar gözetilerek getirilmiş olup, sadece değerlendirme sürecinin başlatılmasıyla ilgilidir. Çok defa açık kanıtların olmadığı durumlarda da tacizin doğasına, olayın bağlamına ve kişilere dair daha bütünsel bir akıl yürütmeyle olayın niteliğini anlama ilkesiyle birlikte söz konusu olup tek başına inceleme sonucunu belirlemez.

Farkındalık ve Önlemler: Bu politika belgesi, ÖHD’ nin tüm bileşenlerini cinsel taciz iddiaları üzerinden duygusal ve diğer kişisel hesaplaşmaların görülmemesi konusunda uyarır, mağdur ya da mağdurların zarar görmemesi için gerekli önlemleri almaya özen gösterir.

Alınan Kararlara Uygun Davranış: Hakkında taciz ya da şiddet sebebiyle karar verilmiş kişilerle kurumsal ilişki kurulmaz, kişinin kurumun kararını boşa çıkaracak ilişkiler kurmasına, davranışlarda bulunmasına izin verilmez. Kurumun aldığı karar kurumun kararı olmadan bireysel olarak esnetilmez, çiğnenmez. Her bir kurum çalışanı bu kişi ile arasına gerekli ölçüde mesafe koyar.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, belirtilen ilkeler ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dair tutum belgesi ile tüm örgütlenme alanlarında toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı olarak hareket edeceğini taahhüt eder.

 

ÖZGÜRLÜK İÇİN HUKUKÇULAR DERNEĞİ