Duyurular
ROJAVA İÇİN BM YE ACİL ÇAĞRI, ÖHD Rojava için BM’ye ikinci kez Başvuru ,rojava,kürt,kürdistan,mazlum abdi,bm
25.01.2026

ROJAVA İÇİN BM YE ACİL ÇAĞRI

 

 

 

 

 

ACİL ÇAĞRI :

23 Ocak 2026

 

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) olarak sizlere; Kuzey ve Doğu Suriye’de (Rojava) devam eden ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak katliam/soykırım riski doğuran saldırıların sonlandırılması için yetkileriniz bağlamında inisiyatif kullanmanız talebi ile acil çağrıda bulunuyoruz.

 

Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) tarafından 2024 yılının Aralık ayında Lazkiye, Tartus, Humus ve Hama’da Arap Alevilere yönelik gerçekleştirilen sivil katliamların ardından Süveyda ’da Dürzilere yönelik katliamlar gerçekleştirilmiştir. 6 Ocak’tan bu yana ise askeri ve siyasi açıdan çok boyutlu ve çok kapsamlı yeni bir saldırıyla, 10 yıldan fazla süredir birçok savaşa karşı halkların ortak yaşamını inşa eden, dünyayı tehdit eden IŞİD’e karşı mücadele eden, insanlığı diğer halklarla birlikte koruyan Kürtler, Kuzey ve Doğu Suriye halkları hedef alınmıştır.

 

Üstelik güvenilir kaynakların tamamı bu saldırıların Suriye Geçiş Hükümeti ile birlikte onlarla bağlantılı cihatçı-selefçi terör örgütleri tarafından gerçekleştirildiğini doğrulamaktadır. Bazı saldırıların, IŞİD tutuklularının tutulduğu yerlerde gerçekleştirildiği, bu saldırılar sırasında birçok IŞİD üyesinin kaçtığı yahut saldırıların IŞİD'li tutukluların salıverilmesi tehlikesini doğurduğu bölgedeki kaynakların tamamı tarafından aktarılmaktadır.

 

Bu kısa süre içerisinde söz konusu saldırılar sebebiyle tüm dünyaya da yansıdığı üzere insanlığa karşı suçlar işlenmiş, hiçbir ayrım yapılmadan Kürt halkından siviller öldürülmüş, yüzbinlerce insan göçe zorlanmış, demografik yapı değiştirilmiş, yargısız infazlar yapılmış, en ağır işkence yöntemleri ile insanlar öldürülmüş, katliam fetvaları yayınlanmış, kadınlar ganimet adı altında kaçırılmıştır. Basına yansıyan haberler ile de anlaşıldığı üzere yaşam alanlarında elektrik, su, internet kesintileri yaşanmakta, altyapı tesisleri, hayati önem taşıyan tesis ve yapılar yok edilmekte, halk temel gıdaya, tıbbi malzemeye ulaşamamaktadır. Saldırı kapsamı ve saldırıları gerçekleştiren aktörlerin kimliği ile de açık bir şekilde anlaşıldığı üzere Kürtler ve Rojava’da yaşayan halkların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir.

 

Suriye’ de 15 yıldır devam eden çatışma ve iç savaş koşullarının en kırılgan olduğu bu dönemde; Rojava’ da devam eden saldırılara ve yeniden karşı karşıya kalınan iç savaş koşullarına rağmen uluslararası mekanizmaların harekete geçmemesi tüm dünyanın gözü önünde bir katliama sessiz kalınması sonucunu doğurmaktadır. Varlık nedenini dünya toplumlarının geçirdiği kanlı savaşların sona erdirilmesi ve sorunların hukuki zeminde çözülmesi gerekçelerinden alan uluslararası mekanizmaların ve yapıların tam olarak şu anda Rojava ve Suriye’ deki tüm sivil halk için harekete geçmesi, saldırıların sona erdirilmesi ve Rojava’nın hukuki ve siyasi statüsünün sağlanması için güçlü ve etkili girişimlerde bulunması elzemdir.

 

Bu sebeple, hak ihlallerinin olduğu her yerde tüm gücü ile bulunmaya çalışan, insan hak ve özgürlüklerini her türlü iktidar mekanizmasına karşı savunan ve bu görev bilinciyle hareket eden bir hak ve hukuk derneği olarak;

 

1-    Rojava’ya yönelik saldırıların derhal sonlandırılması ve Rojava’ da yaşayan halkların can güvenliğinin sağlanması için acil müdahalede bulunulması,

2-    Suriye Geçici Hükümeti’ ne saldırıları derhal sonlandırması için gerekli tepkinin gösterilmesi ve uluslararası toplumun bu konuda harekete geçmesi,

3-    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ nin Uluslararası Ceza Mahkemesine sevk mekanizmasını çalıştırarak suçlara ilişkin soruşturma başlatması için her türlü etkili mekanizmanın işletilmesi,

4-    Bölgede sivillerin korunması için güvenli bölgeler oluşturulması ve insani yardım koridorlarının açılması,

5-    Uluslararası hukuka uygun olarak Rojava’ nın hukuki ve siyasi statüsünün uluslararası toplum tarafından tanınması ve korunması konusunda acil çağrıda bulunuyor, ilgili tüm kurumları ve kişileri gerçekleştiğinde tüm Ortadoğu’ yu içine alabilecek bu katliamı durdurmak üzere harekete geçmeye çağırıyoruz.

 

Özgürlük için Hukukçular Derneği

Adına

Av. Ekin Yeter – Av. Serhat Çakmak

Eşbaşkanlar

 

 

 

 

URGENT CALL FOR ACTION:

23 January 2026

 

On behalf of Özgürlük için Hukukçular Derneği/Association of Lawyers for Freedom(ÖHD); we hereby submit an urgent appeal calling upon you to exercise your authority and take immediate initiative to bring to an end the ongoing attacks in North and East Syria (Rojava), which are in clear violation of international law and give rise to a serious risk of massacre and genocide.

 

Following the mass killings of Arab Alawite civilians carried out by Hay’at Tahrir al-Sham (HTS) in Latakia, Tartus, Homs, and Hama in December 2024, further massacres targeting the Druze population were perpetrated in Suwayda. Since 6 January, through a new wave of attacks that are militarily and politically multi-dimensional and large-scale in nature, the Kurdish people and the peoples of North and East Syria—who for more than a decade have built a system of peaceful coexistence among peoples despite numerous wars, have fought against ISIS, which poses a threat to the entire world, and have protected humanity together with other peoples—have been directly targeted.

 

Moreover, all reliable sources confirm that these attacks have been carried out by the Syrian Transitional Government in cooperation with jihadist–Salafist terrorist organizations affiliated with it. Regional sources unanimously report that certain attacks have taken place in locations where ISIS detainees are being held, and that during these attacks many ISIS members escaped, or that the attacks created a serious risk of the release of ISIS detainees.

 

Within this short period of time, as widely reported across the world, crimes against humanity have been committed as a result of these attacks. Kurdish civilians have been killed indiscriminately; hundreds of thousands of people have been forcibly displaced; the demographic structure of the region has been altered; extrajudicial executions have been carried out; individuals have been killed through the most severe forms of torture; religious decrees calling for massacres have been issued; and women have been abducted while being treated as “spoils of war.”  As reflected in media reports; electricity, water, and internet services have been cut off in civilian living areas; infrastructure facilities and installations of vital importance have been destroyed; and the population has been deprived of access to basic food supplies and medical materials. Considering both the scope of the attacks and the identity of the actors carrying them out, it is evident that the Kurdish people and all communities living in Rojava are facing an existential threat.

 

At this particularly fragile moment, marked by fifteen years of armed conflict and civil war in Syria, the continued inaction of international mechanisms—despite the ongoing attacks in Rojava and the renewed risk of a broader civil war—has resulted in silence in the face of an unfolding massacre before the eyes of the world. 

 

International mechanisms and institutions, whose very raison d’être lies in ending bloody wars experienced by the peoples of the world and resolving disputes on a legal basis, must act decisively and without delay for the protection of all civilian populations in Rojava and across Syria. It is imperative that strong and effective initiatives be undertaken to halt the attacks and to secure the legal and political status of Rojava.

 

For these reasons, on behalf of ÖHD which works on human rights and legal association that seeks to be present wherever violations occur, that defends fundamental rights and freedoms against all forms of power, and that acts with a deep sense of responsibility arising from this mission, we urgently call for:

 

  • The immediate cessation of all attacks against Rojava and urgent intervention to ensure the safety and security of the peoples living in Rojava;

 

  • The application of necessary pressure on the Syrian Transitional Government to immediately halt the attacks, and the mobilization of the international community in this regard;

 

  • The activation of all effective mechanisms to ensure that the United Nations Security Council initiates investigations into these crimes by referring the situation to the International Criminal Court;

 

  • The establishment of safe zones for the protection of civilians in the region and the opening of humanitarian aid corridors;

 

  • The urgent recognition and protection, in accordance with international law, of Rojava’s legal and political status by the international community.

 

We hereby call upon all relevant institutions and individuals to take immediate action to stop these massacres, which, if allowed to continue, risk engulfing the entire Middle East.

 

Respectfully,

 

On behalf of 

Association of Lawyers for Freedom (ÖHD) (is a non-governmental organization working in the field of human rights and law in Turkey, with hundreds of lawyer members.)

 

Att. Ekin Yeter – Att. Serhat Çakmak 

co-presidents

 

 

 

 

 

ACİL ÇAĞRI :

 23 Ocak 2026

 

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) olarak sizlere; Kuzey ve Doğu Suriye’de (Rojava) devam eden ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak katliam/soykırım riski doğuran saldırıların sonlandırılması için yetkileriniz bağlamında inisiyatif kullanmanız talebi ile acil çağrıda bulunuyoruz.

 

Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) tarafından 2024 yılının Aralık ayında Lazkiye, Tartus, Humus ve Hama’da Arap Alevilere yönelik gerçekleştirilen sivil katliamların ardından Süveyda ’da Dürzilere yönelik katliamlar gerçekleştirilmiştir. 6 Ocak’tan bu yana ise askeri ve siyasi açıdan çok boyutlu ve çok kapsamlı yeni bir saldırıyla, 10 yıldan fazla süredir birçok savaşa karşı halkların ortak yaşamını inşa eden, dünyayı tehdit eden IŞİD’e karşı mücadele eden, insanlığı diğer halklarla birlikte koruyan Kürtler, Kuzey ve Doğu Suriye halkları hedef alınmıştır.

 

Üstelik güvenilir kaynakların tamamı bu saldırıların Suriye Geçiş Hükümeti ile birlikte onlarla bağlantılı cihatçı-selefçi terör örgütleri tarafından gerçekleştirildiğini doğrulamaktadır. Bazı saldırıların, IŞİD tutuklularının tutulduğu yerlerde gerçekleştirildiği, bu saldırılar sırasında birçok IŞİD üyesinin kaçtığı yahut saldırıların IŞİD'li tutukluların salıverilmesi tehlikesini doğurduğu bölgedeki kaynakların tamamı tarafından aktarılmaktadır.

 

Bu kısa süre içerisinde söz konusu saldırılar sebebiyle tüm dünyaya da yansıdığı üzere insanlığa karşı suçlar işlenmiş, hiçbir ayrım yapılmadan Kürt halkından siviller öldürülmüş, yüzbinlerce insan göçe zorlanmış, demografik yapı değiştirilmiş, yargısız infazlar yapılmış, en ağır işkence yöntemleri ile insanlar öldürülmüş, katliam fetvaları yayınlanmış, kadınlar ganimet adı altında kaçırılmıştır. Basına yansıyan haberler ile de anlaşıldığı üzere yaşam alanlarında elektrik, su, internet kesintileri yaşanmakta, altyapı tesisleri, hayati önem taşıyan tesis ve yapılar yok edilmekte, halk temel gıdaya, tıbbi malzemeye ulaşamamaktadır. Saldırı kapsamı ve saldırıları gerçekleştiren aktörlerin kimliği ile de açık bir şekilde anlaşıldığı üzere Kürtler ve Rojava’da yaşayan halkların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir.

 

Suriye’ de 15 yıldır devam eden çatışma ve iç savaş koşullarının en kırılgan olduğu bu dönemde; Rojava’ da devam eden saldırılara ve yeniden karşı karşıya kalınan iç savaş koşullarına rağmen uluslararası mekanizmaların harekete geçmemesi tüm dünyanın gözü önünde bir katliama sessiz kalınması sonucunu doğurmaktadır. Varlık nedenini dünya toplumlarının geçirdiği kanlı savaşların sona erdirilmesi ve sorunların hukuki zeminde çözülmesi gerekçelerinden alan uluslararası mekanizmaların ve yapıların tam olarak şu anda Rojava ve Suriye’ deki tüm sivil halk için harekete geçmesi, saldırıların sona erdirilmesi ve Rojava’nın hukuki ve siyasi statüsünün sağlanması için güçlü ve etkili girişimlerde bulunması elzemdir. 

 

Bu sebeple, hak ihlallerinin olduğu her yerde tüm gücü ile bulunmaya çalışan, insan hak ve özgürlüklerini her türlü iktidar mekanizmasına karşı savunan ve bu görev bilinciyle hareket eden bir hak ve hukuk derneği olarak;

 

1- Rojava’ya yönelik saldırıların derhal sonlandırılması ve Rojava’ da yaşayan halkların can güvenliğinin sağlanması için acil müdahalede bulunulması,

2- Suriye Geçici Hükümeti’ ne saldırıları derhal sonlandırması için gerekli tepkinin gösterilmesi ve uluslararası toplumun bu konuda harekete geçmesi,

3- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ nin Uluslararası Ceza Mahkemesine sevk mekanizmasını çalıştırarak suçlara ilişkin soruşturma başlatması için her türlü etkili mekanizmanın işletilmesi, 

4- Bölgede sivillerin korunması için güvenli bölgeler oluşturulması ve insani yardım koridorlarının açılması, 

5- Uluslararası hukuka uygun olarak Rojava’ nın hukuki ve siyasi statüsünün uluslararası toplum tarafından tanınması ve korunması konusunda acil çağrıda bulunuyor, ilgili tüm kurumları ve kişileri gerçekleştiğinde tüm Ortadoğu’ yu içine alabilecek bu katliamı durdurmak üzere harekete geçmeye çağırıyoruz. 

 

Özgürlük için Hukukçular Derneği 

Adına

Av. Ekin Yeter – Av. Serhat Çakmak

Eşbaşkanlar

 

 

 

 

 

 

ACİL ÇAĞRI :

 23 Ocak 2026

 

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) olarak sizlere; Kuzey ve Doğu Suriye’de (Rojava) devam eden ve uluslararası hukuk kurallarına aykırı olarak katliam/soykırım riski doğuran saldırıların sonlandırılması için yetkileriniz bağlamında inisiyatif kullanmanız talebi ile acil çağrıda bulunuyoruz.

 

Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) tarafından 2024 yılının Aralık ayında Lazkiye, Tartus, Humus ve Hama’da Arap Alevilere yönelik gerçekleştirilen sivil katliamların ardından Süveyda ’da Dürzilere yönelik katliamlar gerçekleştirilmiştir. 6 Ocak’tan bu yana ise askeri ve siyasi açıdan çok boyutlu ve çok kapsamlı yeni bir saldırıyla, 10 yıldan fazla süredir birçok savaşa karşı halkların ortak yaşamını inşa eden, dünyayı tehdit eden IŞİD’e karşı mücadele eden, insanlığı diğer halklarla birlikte koruyan Kürtler, Kuzey ve Doğu Suriye halkları hedef alınmıştır.

 

Üstelik güvenilir kaynakların tamamı bu saldırıların Suriye Geçiş Hükümeti ile birlikte onlarla bağlantılı cihatçı-selefçi terör örgütleri tarafından gerçekleştirildiğini doğrulamaktadır. Bazı saldırıların, IŞİD tutuklularının tutulduğu yerlerde gerçekleştirildiği, bu saldırılar sırasında birçok IŞİD üyesinin kaçtığı yahut saldırıların IŞİD'li tutukluların salıverilmesi tehlikesini doğurduğu bölgedeki kaynakların tamamı tarafından aktarılmaktadır.

 

Bu kısa süre içerisinde söz konusu saldırılar sebebiyle tüm dünyaya da yansıdığı üzere insanlığa karşı suçlar işlenmiş, hiçbir ayrım yapılmadan Kürt halkından siviller öldürülmüş, yüzbinlerce insan göçe zorlanmış, demografik yapı değiştirilmiş, yargısız infazlar yapılmış, en ağır işkence yöntemleri ile insanlar öldürülmüş, katliam fetvaları yayınlanmış, kadınlar ganimet adı altında kaçırılmıştır. Basına yansıyan haberler ile de anlaşıldığı üzere yaşam alanlarında elektrik, su, internet kesintileri yaşanmakta, altyapı tesisleri, hayati önem taşıyan tesis ve yapılar yok edilmekte, halk temel gıdaya, tıbbi malzemeye ulaşamamaktadır. Saldırı kapsamı ve saldırıları gerçekleştiren aktörlerin kimliği ile de açık bir şekilde anlaşıldığı üzere Kürtler ve Rojava’da yaşayan halkların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu göstermektedir.

 

Suriye’ de 15 yıldır devam eden çatışma ve iç savaş koşullarının en kırılgan olduğu bu dönemde; Rojava’ da devam eden saldırılara ve yeniden karşı karşıya kalınan iç savaş koşullarına rağmen uluslararası mekanizmaların harekete geçmemesi tüm dünyanın gözü önünde bir katliama sessiz kalınması sonucunu doğurmaktadır. Varlık nedenini dünya toplumlarının geçirdiği kanlı savaşların sona erdirilmesi ve sorunların hukuki zeminde çözülmesi gerekçelerinden alan uluslararası mekanizmaların ve yapıların tam olarak şu anda Rojava ve Suriye’ deki tüm sivil halk için harekete geçmesi, saldırıların sona erdirilmesi ve Rojava’nın hukuki ve siyasi statüsünün sağlanması için güçlü ve etkili girişimlerde bulunması elzemdir. 

 

Bu sebeple, hak ihlallerinin olduğu her yerde tüm gücü ile bulunmaya çalışan, insan hak ve özgürlüklerini her türlü iktidar mekanizmasına karşı savunan ve bu görev bilinciyle hareket eden bir hak ve hukuk derneği olarak;

 

1- Rojava’ya yönelik saldırıların derhal sonlandırılması ve Rojava’ da yaşayan halkların can güvenliğinin sağlanması için acil müdahalede bulunulması,

2- Suriye Geçici Hükümeti’ ne saldırıları derhal sonlandırması için gerekli tepkinin gösterilmesi ve uluslararası toplumun bu konuda harekete geçmesi,

3- Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ nin Uluslararası Ceza Mahkemesine sevk mekanizmasını çalıştırarak suçlara ilişkin soruşturma başlatması için her türlü etkili mekanizmanın işletilmesi, 

4- Bölgede sivillerin korunması için güvenli bölgeler oluşturulması ve insani yardım koridorlarının açılması, 

5- Uluslararası hukuka uygun olarak Rojava’ nın hukuki ve siyasi statüsünün uluslararası toplum tarafından tanınması ve korunması konusunda acil çağrıda bulunuyor, ilgili tüm kurumları ve kişileri gerçekleştiğinde tüm Ortadoğu’ yu içine alabilecek bu katliamı durdurmak üzere harekete geçmeye çağırıyoruz. 

 

Özgürlük için Hukukçular Derneği 

Adına

Av. Ekin Yeter – Av. Serhat Çakmak

Eşbaşkanlar